Side Banner

ÜŞENMEK

geçişsiz f. (E. T. Türk. üşen-mek “üzülmek, sıkılmak; çekinmek”) (-e, -den)
1. Bir işi yapmak husûsunda isteksizlik duymak, gevşek davranmak, o işi yapmak kendisine zor gelmek: Oturup geçen dünü düşünmekten başka / Ne kaldı yaşamaya üşenmekten başka (Ahmet M. Dıranas). İstanbul’a gelip giden hemşeriler ne yaptımsa hepsini üşenmemiş yetiştirmişler (Mahmut Yesâri). İnmişken bir şey yapmak, hiç olmazsa şunlara birer avuç arpa vermek geçti aklından, üşendi (Kemal Tâhir). ♦ E. T. Türk.
2. Çekinmek, korkmak: Üşenme aşk yolunda gide deyü dil ü can / Hatarlı yerde kamu iş şehâmet ile-durur (Ahmedî). Ne ıssıdan üşenir ne soğuktan / Ne kılıçtan hazer kılar ne oktan (Şeyhî).
3. Usanmak, bıkmak: Cihandan ben usanmışam bana seni gerek seni / Kamulardan üşenmişem bana seni gerek seni (Ahmedî). Mümin idim münâfıktan üşendim (Pir Sultan Abdal).