Kubbealtı Kursları Başlıyor

BELKİ

(ﺑﻠﻜﻪ) zf. (Ar. bel “ancak, fakat”tan Fars. ki ile bel+ki)
1. Olabilir, olabilir ki, bir ihtimâle göre, muhtemelen: Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor / Barbaros belki donanmayla seferden geliyor (Yahyâ Kemal). Belki de bu, köşkte son gecem (Peyâmi Safâ).
2. Hatta, bile: Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın (Mehmet Âkif). Dururdu belki o dem kalb-i kâinat bile (Hüseyin Sîret).
3. Olsa olsa, ancak: “O kadar ağır ki belki ikimiz berâber tutarsak kaldırabiliriz.”

BELKİM

zf. (Ar. bel “belki” ve Türk. kim ile bel+kim) Belki yerine eskiden kullanılan ve bugün halk ağzında görülen şekil.