DALAK

i. (Eski Türk. talak < tal+ak)
1. anat. Karın boşluğunun sol üst kısmında kaburgaların hemen altında, mîdenin sol arka tarafında bulunan, kan dolaşımını düzenleyen ve kan yapan, yaklaşık 200 gr. ağırlığında, çok damarlı, koyu kırmızı renkte, yassı uzunca organ.
2. eski. tıp. Beden yapısının esâsını teşkil ettiği kabul edilen dört unsur (ahlât-ı erbaa)dan biri. Phlegme [Diğerleri kan, safra ve balgamdır. Dalak, kara sevdâ ve neşenin merkezi sayılırdı].
ѻ Dalağı şişmek:
1. Koşarken nefesi darlaşmak.
2. mec. Öfkelenmek.

DALAK

i. (< dalak) Bal peteği.

DALAK

i. Redhouse. Yeni yakalanmış esir kāfilesi: “Kız dalağı: Şemseddin Sâmi. Savaş yoluyle ele geçirilmiş bir ülkeden esir alınıp halayık gibi satılan kız.”

DALAK OTU

birl. i. İki çeneklilerin ballıbabagiller familyasından, Akdeniz bölgesinde ve kuru yerlerde yetişen, iştah açıcı, yara iyileştirici ve uyarıcı hassalara sâhip, çeşitli türlerine göre yıllık veya çok yıllık otsu yâhut odunsu bitki, yer palamutu, yer meşesi. Teucrium.