Kubbealtı Kursları Başlıyor

KIRTÂSİYE

(ﻗﺮﻃﺎﺳﻴّﻪ) i. (Ar. ḳirṭāsі “kâğıtla ilgili”den ḳırṭāsiyye)
1. Kâğıt, kalem, defter, mürekkep, dosya vb. yazı malzemesi.
2. Resmî dâirelerdeki işlem ve yazışmalar: “Kırtâsiye çok vakit alıyor.” Bana kırtâsiye işlerinden başkası kalmadı (Reşat N. Güntekin).
3. Bir dâirede kâğıt ve yazı malzemeleri için ayrılan para: “Kırtâsiye faslından ödeme yapmak.”

KIRTÂSİYECİ

i.
1. Kırtâsiye satan, bu işin ticâretini yapan kimse.
2. teşmil. Kırtâsiye eşyâsı satılan dükkân: İlk işim Direklerarası’ndaki meşhur kırtâsiyecilerden birine girip şık bir kâğıt zarf almak (Yusuf Z. Ortaç).
3. Devlet dâiresinde gereksiz işlemlerle işleri uzatma huyunda olan memur, bürokrat.

KIRTÂSİYECİLİK

i.
1. Kırtâsiye ticâreti, kırtâsiye satma işi.
2. Devlet dâirelerinde işlerin gereksiz yazışmalar ve işlemlerle uzatılması durumu, bürokrasi.