KANIRMAK

geçişli f. (Eski Türk. kongur-mak “kökünden sökmek”) Eğip zorlayarak yerinden çıkarmaya çalışmak, ayırırcasına bükmek: Yağmur Bey kolu bırakacağı yerde daha çok kanırdı (Mustafa N. Sepetçioğlu). Daha ötede bir âzâyı ayırır, kanırır gibi seslerle mısır koparan diğer bir çarşaflı kadınlar gürûhu… (Sait Fâik).