PÎLE

(ﭘﻴﻠﻪ) i. (Fars. pіle) İpek kozası.
ѻ Pîle-i çeşm: Göz kapağı: Müjgân deyü nişter bitiren pîle-i çeşmim / Kûhsâr-ı melâhattaki gül-berg-i cünundur (Şeyh Gālib).

PÎLEVER

(ﭘﻴﻠﻪ ﻭﺭ) i. (Fars. pіle “ipek kozası, ilâç, çanta vb.”nden -ver ekiyle pіle-ver) Çerçi: Nicesi bilsin anı her bî-basar / Güheri hergiz bile mi pîlever (Ahmedî). Şâir olsan kıymetin bir pîleverden pesttir / Rişte-i tahkîke de çeksen eğer şi’r-i teri (Nazîm’den). Seni ol zâhid-i bî-nâm u nişan anlayamaz / Güher-i bî-bedeli pîleveran anlayamaz (Bayburtlu Zihni).