Kubbealtı Kursları Başlıyor

POP

i. (İng. bop < Lat. ) Karışık bir ritme sâhip bir çeşit caz müziği.

POPLİN

i. (Fr. popeline – İng. poplin < Fr. papeline < İtal. papalina “papaya mahsus [takkelik kumaş]”)
1. İpek, sun’î elyaf, pamuk veya yünden dokunmuş, çözgü yönünde kendinden çizgileri bulunan kaliteli ince kumaş.
2. sıf. Bu kumaştan yapılmış: “Poplin pijama.” “Poplin gömlek.”

POPO

i. (ses taklidi k. [?]) Kıç: Gemi, denizi bir kere harmanlayarak poposunu kara tarafına verdi (Ahmed Midhat Efendi).

POPÜLARİTE

i. (Fr. popularité) Ünlü olma, tanınma, halk tarafından sevilme.

POPÜLER

sıf. (Fr. populaire < Lat.)
1. Halkın zevkine uygun, halkın tuttuğu: İktisâdın en teknik konularında çalışıyorsunuz ve üstelik bunları popüler yazılarınıza da konu yapıyorsunuz (Ergun Göze).
2. Halka mal olmuş, herkesin tanıdığı.

POPÜLİST

sıf. ve i. (Fr. populiste)
1. Popülizm taraftarı olan (kimse): “Popülist yazar.”
2. Popülizmle ilgili: “Popülist politikalar.”

POPÜLİZM

i. (Fr. populisme < Lat.)
1. XX. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan, halkın duyuş ve davranış tarzını dile getirmeyi amaçlayan edebî cereyan.
2. teşmil. Halk kalabalıklarının duygu ve düşüncelerini okşayan davranış ve tutum: “Popülizmden uzak, millî menfaatlere uygun bir politika.”