Side Banner

RENDE

(ﺭﻧﺪﻩ) i. (Fars. rende) [Kelime Türkçe’den Bulgarca ve Sırpça’ya da geçmiştir]
1. Ahşap yüzeyleri düzeltmek, pürüzsüz duruma getirmek için kullanılan, ağaç veya mâdenî bir gövdedeki yuva içine yerleştirilmiş keskin ve enli bir çelikten ibâret âlet: “Dişli rende.” “Çift rende.” “Perdah rendesi.”
2. Üzerinde sıra ile küçük delikler veya çıkıntı şeklinde dişler bulunan, bâzı maddeleri üzerine sürterek ufalamaya yarayan mutfak âleti: “Meyve rendesi.”
3. (İsim tamlamasının ikinci öğesi olarak) Bu âletten geçirilerek ufalanmış şey: “Havuç rendesi.” “Elma rendesi.” “Soğan rendesi.”

RENDELEMEK

geçişli f. (< rende+le-mek)
1. Tahtanın yüzeyini rende ile düzeltmek, pürüzlerini gidermek.
2. Rende ile ufalamak: “Havuç, soğan, peynir rendelemek.”

RENDELENMEK

edilgen f. (< rendele-n-mek)
1. Rende ile pürüzleri giderilmek.
2. Rende ile ufalanmak.

RENDELİ

sıf. Rendelenmiş, rendeden geçirilmiş: “Rendeli tahta.”