TABURCU

i. (< tabur+cu “tabura dönmesi gereken kimse”) [Türkiye’de hastâneler ilk defa askerî amaçla kurulduğundan kelime tabur terimine bağlanmaktadır] Hastahâneden çıkması kararlaştırılmış hasta.
ѻ Taburcu etmek:
1. (Bakıma gerek kalmadığı için) Hastayı hastahâneden çıkarmak.
2. argo. Kibarca kovmak: Zâten sen gitmesen ben seni taburcu edeceğim (Reşat N. Güntekin). Misâfiri bu şekilde taburcu etmek bizim misâfirperverliğimize yakışır mı? (Reşat N. Güntekin).